Yalova İlinin Tarihi ve Turistik Yerleri

Seyahat Rehberi


Yerleşmenin Antik Çağ’daki adı tam olarak bilinmemekle birlikte Pylai (Bugünkü Hersek Köyü ) ve Termal kaplıcalarının o zamanki adı olan Pythia adları birleştirilerek havalinin ortak adı PYLOPYTHİA adını kullandığı sanılmaktadır. Daha sonraki kaynaklarda XENODOCHION adına rastlanmaktadır. 15. ve 16.yy. tarihçileri ise bu yöre için Yalakova adını kullanmışlardır.

Bölgeye Yalakabad da denmiştir. 16.yy. tarihçilerinden bazıları, Yalakova adının İzmit ve Yalova’ya egemen olan ve İstanbul tekfuru ile ilişkisi bulunan Yalakonya adında bir kadının adıyla bağlantılı olduğu görüşündedirler. Evliya Çelebi Kara Yalvaçoğlu tarafından fethedilen havalinin Kara Yalovaç olarak adlandırıldığını yazmıştır. Yalıova olan bu adın zamanla ( -ı) harfinin düştüğü ve Yalova olarak söylendiği bilinmektedir. Atatürk’ün davranışı da , bu iddiayı doğrular görünümdedir. Atatürk , Türk Tarihi ile ilgili olarak Yalova’yaptığı bir çalışmanın altını imzalarken , 16 / 17 .8.1931 tarihini yazmış ve altına : ( YALİ OVA / YALOVA ) DİYE NOT DÜŞMÜŞTÜR.

Genel Tarihi :

Antik Çağ’da adı XENODOCHION olan yerleşme hakkında kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Yalova’nın tek başına tarihini ortaya çıkarmak mümkün olmamıştır. Prehistorik çağda bu bölgede Anadolu kavimleri yaşamıştır. Buluntulardan edinilen varsayımlara göre Yalova Prehistorik çağda bir geçit yeridir. Bu bölgede M.Ö.1200 yılında Frigler, M.Ö. 700 yıllarında Bithynler egemen olmuştur. Bizanslılardan sonra bir süre Selçukluların yönetimine giren kasaba, Haçlı Seferleri Sırasında yakılıp yıkıldı. Osman Bey’in komutanlarından Yalvaçoğlunca ele geçirilen yöre Yalakabad adını aldı. 1867’de Hüdavendigar ( Bursa ) Vilayet Merkez Sancağı’na bağlı bir kaza iken, 1901’de bağımsız İzmit Sancağı’na bağlandı. Atatürk’ün isteği üzerine 1930’da İstanbul İlçeleri arasına katılan Yalova, 6 Haziran 1995’de İl merkezi olmuştur. Merkez İlçeye bağlı 12 köy bulunmaktadır. Altınova İlçesi: Kocaeli İli Karamürsel İlçesi’nin bir bucak merkezi olan Altınova 1987’de belediye teşkilatı olmuş, Haziran l995’de ise İlçe Merkezi olarak Yalova İli’ne bağlanmıştır. İlçeye bağlı 16 köy bulunmaktadır. Altınova’da bulunan Helenopolis ( H) Konstantin tarafından kurulan önemli bir yerleşme merkezidir. Konstantin, annesi Helena’nın adına buraya Helenopolis adını vermiştir. Justiniaus devrinde Roma İmparatorluğu’nun merkezi İstanbul’a taşındıktan sonra Helenopolis İstanbul- İznik yolu üzerinde bulunduğu için çok önem kazanmıştır

TURİZM

Binlerce yıl öncesine uzanan tarihi, doğası, denizi, kaplıcaları, sıcak yüzlü insanları ve sayısız özelliği ile şehirlerin yüksek gürültüsünden, stresinden ve kirliliğinden uzaklaşmak isteyen yerli ve yabancı birçok turiste dört mevsim boyunca ev sahipliği yapmaktadır

Termal Turizmi ( Sağlık Turizmi ) :

Termal Kaplıcaları :

Özellikle gençlik aşısı yerine geçen Hayat İksiri kaplıca suları ile dört bin yıldan beri bilinen Termal ve yakın çevresi Roma ve Bizans dönemlerinden bu yana sağlık turizmine hizmet eden bir bölgedir. Termal tesislerinde sıcak su, maden suyu, hamamlar, kaplıcalar, bunları tamamlayan kür merkezleri ve bazı tıbbi malzemeler sağlık arayan misafirlerine hizmet vermektedir. Ayrıca Termal’de Türkiye’nin tek şifalı Göz suyu lunmaktadır.

Atatürk Termal kaplıcalarına hayrandı. Buranın dünyaca ünlü bir merkez olması için hemen teşebbüse geçer. Kaplıcaları çalıştıran kişiden devralmak için Yalova’nın ileri gelenlerinden bir komisyon kurulur. Komisyon vasıtasıyla fiyat belirlenir, fiyat belirlenirken eski işletmecinin mağdur olmamasına özen gösterilir, kaplıcaları çalıştıran kişiye gerekli ödeme yapılır. Termalin onarım ve ihyası için yetkili biri Seyr-i Sefain Genel Müdürü Sadullah Güney atanır. Kısa sürede orman yolları açılır. Kaplıcalara yeni sıcak ve soğuk su boruları döşenir. Yeni su depoları yapılır. Termal Yalova arası yol düzenlenerek yolun iki tarafına çınar ağaçları dikilir. Sular ve suların yararlı olabileceği hastalıklar araştırılırdı.

Atatürk sayesinde Termal Dünyanın en güzel SAĞLIK, ŞİFA, DOĞA VE DİNLENME köşelerinden biri haline gelmiştir. Bu merkezin her taşında ATATÜRK’ ün anısını görmek mümkündür.

Gençlik Turizmi :

Yalova İli , kıyı, orman, yayla olanakları ve uygunluğu ile gençlik turizmine uygun bir yöredir. Yurtiçi ve yurtdışından gelen gençler gruplar halinde kamp yapmaktadırlar. Bilhassa Delmece Yaylası ve Sudüşen Şelalesi tercih edilen merkezlerdendir.

Üçüncü Yaş Turizmi :

Ülkemizde orta yaş gruplarının çoğunun tercih ettiği turizm türü Termalizm’dir. Bu bakımdan Yalova İli çok şanslı konumdadır. Özellikle kaplıca olanakları 3. yaş turizminin sürekliliğini sağlamaktadır.

Günübirlik ve Haftasonu Turizmi :

Yalova günübirlik Turizm olanakları zengin olan bir ildir. Ilde çok sayıda mesire yeri bulunmaktadır. Günübirlik turlar rekreasyon alanlarında ve doğal özelliklere sahip alanlarda yapılmaktadır. Hasanbaba piknik alanı mesire alanı ve hayvan koruma parkıdır.

Çınarcık-Hasan Baba-Esenköy :

Termal ve Çınarcık ilçeleri arasında ve Çınarcık sırtlarında bulunan Hasan Baba Piknik ve mesire yeri geniş bir alana yayılmış olup,meşe,kestane ve ıhlamur ağaçlarıyla kaplı, denize nazır, bir çok doğal güzellikler içermektedir. Ayrıca bu alanda doğal ortamda Geyik koruma alanı mevcuttur. Hasan Baba mesire yerinde, içme suyu ve yeme içme hizmeti sunan Restaurant bulunmaktadır. Çınarcık-Esenköy sahilleri , denize girmek için en çok tercih edilen sahil bandıdır. Çınarcık Esenköy arasında bulunan “Kumluk Plajı” kumsalı ve altyapısıyla en düzenli plaj durumunda olup, en yoğun olarak denize girilen plajdır. İlçede çok sayıda konaklama , yeme içme ve eğlence tesisi mevcuttur.

Yayla Turizmi :

Sudüşen Şelalesi:

Üvezpınar köyünden 8 km mesafede bulunan Şelale ve çevresi essiz doğal güzelliklere sahiptir.Şelaleye giden yol, mükemmel bir doğa yürüyüş Trekking parkuru olup, yaz aylarında yerli ve yabancı turistlerce yoğun olarak tercih edilmektedir. Şelale’ye çıkan yol güzergahın da essiz bir baraj gölü, deniz ve doğa manzarası mevcuttur ki, bu güzergah foto safari, doğa yürüyüşü ve piknik alanı olarak kullanılmaktadır.

Delmece Yaylası :

İlimizin önemli yaylaları; Kocadere ve Tesvikiye beldelerinin güneyinde yer alan Erikli ve Delmece yaylalarıdır. Delmece Yaylası içerisinde Yalova’nın tek doğal Göl’ü “Dipsiz Göl” adi ile bilinen krater göl’ü bulunmaktadır. Bu yaylalar büyük oranda çam, meşe, kestane ve ıhlamur ağaçlarından oluşan ormanlarla kaplıdır.

Kıyı Turizmi :

Yalova İlinin tüm İlçelerinin Marmara Denizi’ne kıyısı bulunmaktadır. Özellikle Çınarcık ve Armutlu arası sahilleri hala bakir özellik taşımakta olduğundan kıyı turizmine elverişlidir. Deniz suyu sıcaklığı yaz aylarında ( Haziran – Eylül ) ortalama 19.9 C0 – 22.9 C0 arasındadır. Hava sıcaklığı ise aynı aylar arasında ortalama 20 C0 – 23.2 C0 arasında değişmektedir. İl merkezi kıyı şeridinde kamplar bulunmaktadır.

Spor Turizmi :

Trekking, Hikking, Biking :

Yalova İlinin özellikle iç kesimlerinde ormanlık alanları yürüyüş ( trekking ), kırda gezinti ( hikking ) ve dağ bisikleti ( biking ) olanakları açısından son derece önemlidir. Yalova Üvezpınardan Gemlik Haydariye ,Teşfikiyeden Erikli, Delmece, Gemlik Şahin tepesinden KurtKöy ideal dağ bisikleti ve Trekking alanlarıdır. Ayrıca Kılıçköy, Kabaklı, Denizçalı, İlyasköy, Çukurköy, Dereköy, Laledere, Gacık, Soğuksu, Kocadere, Valide köprü İznik Gölüne kadar ideal bisiklet parkur alanlaridir.

Amatör bisiklet turu yapilabilecek sahalar; Yalova- Samanli köyü, Akköy yol ile Akköy yolundan Yenimahalleye devamla Gökçe baraji çevresi ve ayni güzergahtan geri dönüs yaklasik 50 km.lik bir parkur olusturur. Profesyonel bisikletçiler için ; Yalova- Samanli köyü ,Akköy yol ayirimindan Termal Arap mahallesi , Ortaburun, Çinarcik üzerinden Yalova’ya dönüs güzergahi parkur alani olarak kullanilabilir bir sahadir. Ayrica Çiftlikköy Ilçesinden hareketle Sultaniye , Gacik, Elmalik, Kazimiye köyleri üzerinden Sultaniye ve Çiftlikköye dönüs yapilabilecek alan bisiklet parkur alani olarak kullanilabilir ve bu alanda 1998 yilinda amatör bisiklet yarismasi yapilmistir.

Yağlı Güreş :

Altinova Fevziye Köyünde yagli güres müsabakaları her yil 8 Haziranda yapilmaktadir.

Kamp Çadır Karavan Turizmi :

Yalova kamp ve karavan turizmine elverişlidir. Özellikle doğal güzelliklere sahip kıyılarda, gençlere yönelik dogal değerleri koruyarak kamp yapma olanağı vardır. Üvezpınar ve Kurtköy bölgesi. İl merkezi kıyı şeridinde kamplar bulunmaktadır.

Av Turizmi :

Yalova hem kara hemde su avciligi bakimindan önemli bir konumdadır. İl, doğal yapısı nedeniyle çeşitli hayvan türlerinin yaşamasına olanak vermektedir. Bu yüzden av turizm cazip bir hal almaktadır. Bıldırcın ve üveyik avı bol miktarda yapılmaktadır.

Deniz avcılığı :

Su avcılığı Çobankaya burnu, Bozburun, Çalıdere burnu, Humburnu, Deveboynu, Çiftlikköy, Eski Mağaza açıklarında yapılmaktadır. Üvezpınar Köyü’nün batısında bulunan Sudüşen Çağlayanında Alabalık avlanabilir.

Zıpkinla Dalma :

Armutlu çevresinde bulunan kayalık alanlar zıpkınla dalmaya ve su sporlarına uygun bölgelerimizdendir. Bu spor faliyeti Bozburun ve Ayıburnu açıklarında yapılmaktadır. Esenköy, Armutlu kıyı şeriti ile Çınarcık Deveboynu ve Senköy mevkii kıyı şeritinde Levrek, Karagöz vb. zıpkınla avlanabilecek balık türleri bol olarak bulunmaktadır. Balıklar için yaşama ortamı olabilecek nitelikte kayalık kıyı kenarı denize dik olarak inen bir yapıda olan bu alan, ülkemizin zıpkınla dalmaya en uygun sahalarından birisidir.

Kara avciligi :

Mecidiyeköy, Armutlu göleti, Delmece yaylası, Esenköy, Ortaburun, Hacımehmet köyü, Esadiye, Sugören, Elmalık, Kapaklı, Kılıçköy, Ahmediye civarlarında yapılmaktadır.

İnanç Turizmi :

Akköy Köyündeki Şehitlik:

Yunan askerleri ile bunların silahlandırdığı Rum ahali tarafından meydana getirilen fecaatın tetkiki için Gemlik,Orhangazi ve Yalova havalisine gelen İngiliz Generali Firenkisin başkanlığı altındaki çeşitli heyetlerin gösterdiği lüzum üzerine ve Hilali Ahmer delaleti ile başkente nakledilen ve muhacirin dairesince Davutpaşa kışlasında iskan edilen isimleri kayıtlı muhacirin ifade ve müşahedelerinde ve Babı-Ali’de mevcut 7 Haziran 337 tarih ve 242 numaralı mazbatada : Akköy Nisan 337 zarfında Yunan subay ve askerleri tarafından silahlandırılan Rum eşkıyası 550 nüfuslu Akköy’ ü basarak köyde bulunan zenginleri toplayıp bir bir kollarını bağladıktan sonra İsmail Çavuş oğlu Hakkı ve diğer küçük kardeşini süngülerle yaralayıp öldürmüşlerdir. Takiben yağma ve talan başlamıştır. Köy ahalisinden 60 kişiden fazlası süngü, kasatura ve kurşunla parça parça edilmek suretiyle sokak ortalarında öldürme ve köyü yağma ve tahrip etmişlerdir. Şehitlik’de, şadırvan, mescit anıt ve kitabe bulunmaktadır. 18 Temmuz’da Anma Törenleri Yapılmaktadır

Çiçekçilikdeki yeri…ve ziyaretçileri

Çiçek Yalova’nın Simgesidir.

Türkiye’ da çiçek üretimi ilk kez Yalova’ da başlamıştır.

Türkiyenin çiçek üzeritimin halen % 85 inin ilimizde gerçekleşmektedir.

Süs Bitkileri İhtisas Organize Sanayi Bölgesi kurulma çalışmaları devam etmektedir.

Çiçek kenti Yalova, Flower Show 2003-Yalova Süs Bitkileri Fuarı ile gündeme geldi.

2003 yılında fuarın ilki düzenlendi.Bu ilk açılışta 64 üretici stand açarak dünyaya açılış yaptı.İlk Fuar Cumhuriyet alanında düzenlendi. 2004 yılında ise Fatih caddesi üzerinde bulunan arbaratum üzerinde daha geniş olarak yapıldı. Fuarın şehre uzak olması nedeni ile ziyaretçi sayısı 20 binde kaldı. 2005 yılında ise fuar alanı olarak yine Cumhuriyet alanı tespit edildi. Şehir merkezinde oluşu ziyaretçi sayısını arttırarak gezenlerin sayısı 35 bini buldu.2005 yılında yapılan fuarın tüm organizasyonu Yalova Ticaret ve Sanayi odası düzenledi. Önümüzdeki sene yurt dışından katılacak olan firmaların sayısının artacağı tahmin ediliyor. Bu yıl altı ülkeden çiçek üreticisi fuara katıldı.

2005 yılı fuarının açılışını yine Ticaret ve Sanayi Bakanı li Çoşkun yaptı.Çoşkun,” Yalova İlinin
Marmara bölgesinde çiçekçilikte uzmanlaştığını söyleyerek bu yıl içinde Altınova ilçes inde Çiçekçilik Organize Saniyi Bölgesinin temellerinin atılacağını belirtti.

Üç seneden beri yapılmakta olan Fuar açılışında Yalova dışında iyi tanıtımın iyi yapılmadığı görüldü.Fuara katılan üreticileri fuar açılışından önce büyük şehirlerdeki bilboardlara afişler asılarak daha iyi tanıtım yapılmasını istediler.

DİĞER
Yalova doğal parkurları, şelaleleri, yaylaları, uçsuz bucaksız ormanları ile Trekking, Hikking ve Biking doğa sporcularının, büyük şehirlerdeki gençlik gruplarının dört mevsim akınına uğramaktadır.

Yalova Üvezpınardan Gemlik Haydariye, Teşfikiyeden Erikli, Delmece, Gemlik Şahin tepesinden KurtKöy ideal dağ bisikleti ve Trekking alanlarıdır.Ayrıca Kılıçköy, Kabaklı, Denizçalı, İlyasköy, Çukurköy, Dereköy, Laledere, Gacık, Soğuksu, Kocadere, Valide köprü İznik Gölüne kadar ideal bisiklet parkur alanlarıdır.

Amatör bisiklet turu yapilabilecek sahalar
Yalova- Samanli köyü, Akköy yol ile Akköy yolundan Yenimahalleye devamla Gökçe baraji çevresi ve ayni güzergahtan geri dönüs yaklasik 50 km.lik bir parkur olusturur. Profesyonel bisikletçiler için ; Yalova- Samanli köyü ,Akköy yol ayirimindan Termal Arap mahallesi , Ortaburun, Çinarcik üzerinden Yalova’ya dönüs güzergahi parkur alani olarak kullanilabilir bir sahadir. Ayrica Çiftlikköy Ilçesinden hareketle Sultaniye , Gacik, Elmalik, Kazimiye köyleri üzerinden Sultaniye ve Çiftlikköye dönüs yapilabilecek alan bisiklet parkur alani olarak kullanilabilir ve bu alanda 1998 yilinda amatör bisiklet yarismasi yapilmistir.

Erikli Yaylası (Çınarcık)

Erikli Yaylası Yalova – Çınarcık’ ta Teşvikiye Köyü’nün 6 km. yukarısında eskiden yaylacıların yaz aylarında kaldığı, denizden 600m. yükseklikte bir yayladır. Kestane, karaağaç, ıhlamur, göknar ve elma ağaçlarıyla dolu bu yürüyüş parkurunun en önemli özelliği, kenarından yürünen Erikli Deresi üzerinde pek çok şelale olmasıdır. Yürüyüş Erikli Yaylası’nın 4 km. aşağısından başlıyor. Yaylada kısa moladan sonra şelalelere doğru hareket ediliyor. Yayladan sonra dere kenarındaki patikadan 30 dakikalık bir yürüyüşle ağaçların arasına gizlenmiş şelalelere varılıyor. 10 m.lik şelalenin üzerine çıkıldığında sizi daha küçük bir şelale karşılıyor.

VE ÖZEL BÖLÜM

ATATÜRK ve YALOVA

“YALOVA BENİM KENTİMDİR”Yalova (29 Ağustos 1929)

Yalova (29 Ağustos 1929)

Yalova’ yı ilk ziyareti :

Yalova’yı 19 Ağustos 1929,Pazartesi günü saat 16 00 da ilk kez ziyaret etti. Halkın yoğun ilgisi ile karşılaştı. Kaplıcaları gezdi ve buranın iyileştirilmesi ile ilgili talimatlarlar verdi, Baltacı çiftliğine gitti,burada ki göçmenlerin durumu ile ilgilendi.20 Ağustos 1929 da tekrar Yalova’yı ziyaret eden Atatürk,21 Ağustosta Yalova üzerinden Bursa’ya gitti.

29 Ağustos Cumartesi günü,Başbakan İsmet İnönü ile tekrar Yalova’ya geldi. Bundan sonra Yalova ,artık Atatürk’ün yazlık çalışmalarını yaptığı,dinlendiği ve önemli kararlar aldığı bir yer oldu.

Yalova’yı tekrar yapılandırdı :

Atatürk Yalova’yı keşfinden hemen sonra (5 gün),yaklaşık 400 kadar sanatkarı (Demirci, Elektrikçi, marangoz, duvarcı) Yalova’ya getirtir ve şehrin ihyası için seferber eder. Termal Kurşunlu Banyonun onarımını yaptırır. Yalova Termal yolu düzeltilir,Samanlı ve Yalova dereleri temizlettirilir. Yalova’nın ilk imar planı Atatürk’ün direktifiyle yapılır.

311 gününü Yalova’da geçirdi :

Bundan sonra ki dönemlerde toplam olarak Yalova’ya 13 günü birlik ziyaret etti. Kalıcı olarak toplam 27 kez gelişinde ise 311 gün 273 gece Yalova’da kalmıştır.

Yalova’ yı çok severdi :

Ankara’dan İstanbul’a trenle giderken ,yetkilileri yolda kabul edip Yalova ‘da yapılan çalışmalarla ilgili bilgi alırdı.

Devletin en önemli Kararlarını Yalova’da alırdı :

Yalova Atatürk’ün yakın ilgisi ile hızla gelişirken ,bir yandan da Atatürk burada yerli ve yabancı devlet adamlarını ve konuklarını ağırlar,devletin en önemli bir çok kararları burada alınır. Çok önem verdiği toplantılara Yalova’da hazırlandı. Atatürk’ün çalışma mekanlarını anlatırken, kent olarak İstanbul dışında en çok bahsettiği yer Yalova idi.

Yalova’ yı nahiyelikten kaza yaptı ve İstanbul’ a bağladı :

Atatürk Yalova’ya gelişinden kısa bir süre sonra Yalova nahiyelikten kaza statüsüne kavuşur. Daha sonra bütçe imkanları çok daha iyi olan İstanbul’a bağlanır

Termal Kaplıcalarına Hayrandı :

Atatürk Termal kaplıcalarına hayran kalır. Buranın dünyaca ünlü bir merkez olması için hemen teşebbüse geçer. Kaplıcaları çalıştıran kişiden devralmak için Yalova’nın ileri gelenlerinden bir komisyon kurulur. Komisyon vasıtasıyla fiyat belirlenir,fiyat belirlenirken eski işletmecinin mağdur olmamasına özen gösterilir,kaplıcaları çalıştıran kişiye gerekli ödeme yapılır. Termalin onarım ve ihyası için yetkili biri Seyr-i Sefain Genel Müdürü Sadullah Güney atanır. Kısa sürede orman yolları açılır. Kaplıcalara yeni sıcak ve soğuk su boruları döşenir. Yeni su depoları yapılır. Termal Yalova arası yol düzenlenerek yolun iki tarafına çınar ağaçları dikilir. Sular ve suların yararlı olabileceği hastalıklar araştırılırdı.

Atatürk sayesinde Termal Dünyanın en güzel SAĞLIK, ŞİFA, DOĞA VE DİNLENME köşelerinden biri haline gelmiştir. Bu merkezin her taşında ATATÜRK’ ün anısını görmek mümkündür.

Bahçe düzenlemesi için o dönemde bu konuda en ünlü bahçıvan olan Pandeli Ustayı görevlendirilir. Pandeli Usta termale kırk yıldan çok hizmet verdi.

Pandeli Ustanın Atatürk’ ün yaklaşımları ile ilgili görüşleri ;

-Çiçeğe çok meraklı idi,bütün çiçekleri severdi, kır çiçeklerini toplar, her gün yakasına bir papatya takardı. Kışın bile gelir ormanı dolaşırdı.

-Köylülerle işçilerle ve askerlerle halkın geçimini ve idarenin gidişini konuşmaktan hoşlanırdı.

-Dert dinlemekten ve herkese faydalı olmaktan zevk alır,her işi kendi gözü ile görürdü.

-Kibir diye bir şey bilmezdi.

-İnandığı işlerde emirleri açık ve kesin idi.

-Gönül almasını,teşvik etmesini,takdir etmesini bilirdi.

Termal için yapılan harcamalar bir vapur malzemesi olarak gösterilir. Alınan boruların ağırlığı çok fazla yekun tuttuğundan ,Seyr-i Sefain Genel Müdürü Sadullah Güneyi teftiş eden maliye müfettişleri harcamaları usulsüz bularak Sadullah Beyin mahkemeye 077yalovalmesini teklif ederler. Atatürk müfettişleri Çankaya’ya çağırır,durumu tartışır.

Müfettişler:

“Paşam iyi olmuş. Sarfiyat yerinde,kimse şahsi çıkarına çalışmamış. Yalnız mevzuata aykırı sarfiyat yapılmış” derler. Atatürk müfettişlere;

“Mevzuatla beraber yapılan esere ve işe de bakınız. Sizin görüşünüzle memleket kalkınmaz. Her işe bir kanun yapılamayacağına göre memleket için iyi şeyler durur. Memleket için çok iyi çalışanları kırmayalım” diyerek olayı tatlıya bağlar.

Atatürk’ ün Yalova’ya olan yoğun ilgisinin nedenleri :

-Termal’in tabii güzellikleri ve şifalı suları

-Bölgede örnek çiftlik yapmak için uygun alanların bulunması

-Ulaşım bakımından merkezi bir yerde bulunması

-Değişik yörelerden gelen göçmenlerin iskana tabi tutulmaları ve bunların bölgede karşılaştıkları zorluklar,

Atatürk’ ün Yalova’daki faaliyetleri :

-Termal’i dünyaca ünlü bir sağlık merkezi haline getirme çalışmaları

-Termal Atatürk köşkünün yapılması

-İstanbul’dan Yalova’ya her gün vapur işletilmesini başlattı.

-Yalova Termal oteli

-Sıtma ile mücadelenin başlatılması

-Yerleşimi düzenlemesi

-Çınarlı hıyaban,Yalova iskelesi kaplıca arasında 12350 metre uzunluğunda 10 metre genişliğinde her iki tarafı sık ağaçlıklı yol,

Atatürk Yalova’da tavla oynarken (Temmuz 1935)

Atatürk’ün Yalova’da aldığı önemli kararlar :

-Türk tarihini İslamiyet ten çok önceye götürme çalışmaları,tarih devrimi Yalova’da filizlendi ve şekillendi,

-Türk Tarihinin Ana Hatları iki cilt olarak burada yapılan müzakereler sonucu şekillendi ve basıldı,

-Okullardaki tarih kitaplarını Atatürk burada bizzat inceler ve yön 077yalovardi. Atatürk’ün bu konudaki görüşleri şu cümle ile ifade edilmektedir ”Tarih yazmak ,tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat insanlığı şaşırtacak bir mahiyet alır”

-Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumu , Yalova’da yapılan çalışmalardan sonra kuruldu,

-Türk demokrasi tarihinde önemli bir adım olan Serbest Cumhuriyet Fırkası çalışmaları Yalova’da başlatıldı. Fethi Okyar Bey’i bu amaçla Yalova’da görevlendirdi.

-Teknik okulların kapatılmayarak çoğaltılacağına dair kararı Yalova’da aldı.

(Cumhurbaşkanı Atatürk, Yalova’da, okumak isteyen Sığırtmaç Mustafa ile 16 Eylül 1929 )

Termal Otelinin ilk konuğuydu :

Atatürk Yalova’ya son olarak 21/22 Ocak1938 gecesi sabaha karşı geldi. Yeni yapılan Termal Otelinin ilk misafiri oldu. Amacı çok önem verdiği Yalova’da Termal’in dünyaca ünlü bir sağlık merkezi olması idi. 9 süre ile burada kaldı. İlk kaldığı gün hastalığı teşhis edildi.1 Şubat 1938 de bazı fabrikaları açmak üzere Bursa’ya gitti. Bu Atatürk’ün Yalova’dan son ayrılışı oldu…

Yalova’ da Büyük Önder in büyük ilgisi ve sevgisine layık bir gelişim içine girerek bu günlere gelişmiş, eğitimli ve modern bir kent olarak gelmiştir.

Yalova, termal suları, yazlık evleri ve doğal güzellikleri ile gözde tatil yerlerinden biri. İstanbul’dan Yalova’ya gitmek için en kolay yol, İstanbul Deniz Otobüsleri’nin Yenikapı veya Pendik’ten kalkan feribotları. Bu şekilde İstanbul’dan çıktıktan yaklaşık bir buçuk saat sonra Yalova’dasınız.

Bizim ilk durağımız binlerce çeşit bitkiyi tanıyabileceğiniz Canlı Bitki Müzesi Karaca Arboretumu. Bunun için “Termal” tabelalarını takip ediyoruz. Arboretum, Termal’e giderken Samanlı Köyü çıkışında.

Çölleşme ve erozyonu engellemek için çalışmalar yapan Tema Vakfı, Biyotematur adı altında geziler düzenliyor. Biz de aslında bu turlardan birinin güzergahını takip ediyoruz.

Yaz aylarında dinlenmek için ilk tercih edilen yerler deniz kenarı, ormanlık alanlar ya da piknik yerleri. Oysa, doğayla başbaşa olmak için başka seçenekler de var. Bunlardan biri Tema Vakfı’nın düzenlediği Biyotematur adı altındaki geziler. Bu gezilerle hem doğayla içiçe olup, hem de ülkemizin biyolojik zenginliklerini tanımak mümkün. Bunun diğer bir adı da eko turizm.

Tema Vakfı’nın sadece Türkiye’nin değil, neredeyse bütün Avrupa’nın tek insan eli değmemiş orman ekosistemini barındıran Artvin Camili Ormanı, geçit kuşlarının göç yolları üzerinde bulunan Karçal Dağları ve yaşlı orman niteliğindeki Görgit Yaylası gibi yerlere konaklamalı gezileri var. Ayrıca Abant, Erikli Yaylası ve Karaca Arboretumu gibi yörelere de günübirlik geziler düzenleniyor.

Karaca Arboretumu’na doğru yeşillikler içinde yolda giderken zaten içiniz açılmaya başlıyor.

İçeri girdiğinizde ise bambaşka bir dünya çıkıyor karşınıza. Birkaç saatliğine, ince, uzun, çiçekli çiçeksiz binbir bitkiyle şehrin bütün stresinden tamamen uzaklaşıyorsunuz.

Arboretumun kurucusu Hayrettin Karaca, artık burayı vakfa dönüştürmüş. “Burası herkesin” diyor ve tüm doğaseverleri Yalova’ya çağırıyor.

135 dönüm üzerine kurulu Karaca Canlı Bitki Müzesi’nde 7000’den fazla bitki türü görülebiliyor. Güney Amerika’dan, Avustralya’dan, Çin’den, İran’dan, kısacası dünyanın her yanından ağaçlar getirilmiş. Hayrettin Karaca bir çok fidanı bizzat yerine gidip getiriyor. Örneğin şimdi dünyanın en geniş meşe koleksiyonu Karaca Arboretumu’nda. Burada 250’den fazla meşe türü var ve bu sayı 300’e doğru gidecek gibi görünüyor.

Aslında canlı bitki müzesi, eğitim amaçlı bilimsel bir yer, ancak pazar günleri halka açık. Hafta içinde ise gruplar halinde randevu alınarak dolaşılabiliyor.

Karaca Canlı Bitki Müzesi mutlaka bir rehber eşliğinde geziliyor. Bu sayede nadir olanlar dahil buradaki ağaçlarla ilgili son derece ilginç bilgiler öğrenmek mümkün.

Arboretum’u gezerken, aslında bitkilerle ilgili bilmediğimiz çok şey olduğunu farkediyor insan. Mesela eskiden lastik yapımında kullanılan ağacın yaprağı, doğanın sunduğu güzelliklerin sadece bir örneği.

Aslında soğuk iklim bitkisi olduğu için, mavi bir tabaka ile kendini koruyan çam türünü, gövdeleri, dallarıyla türlü şekillerde ağaçları, 3000 yıl yaşayabilen bir ağacın özelliklerini tanımak son derece etkileyici.

Adını daha önce duyduğunuz ya da duymadığınız birçok bitkiyi burada tanıyabiliyorsunuz. Bütün ağaçların üzerinde, bitkinin türünü gösteren Latince bir etiket var.

Karaca Arboretumu geçen sene çok seçilerek verilen “Ağaç İlmi Cemiyeti” ödülü almış. Burası aslında bir bitki gen kaynağı.

Arboretum’da bazı temel kurallar var. Bunlardan bir tanesi alışılmışın aksine “lütfen çimenlere basın” uyarısı. Bunun nedeni de basılan her toprak parçasında bitki filizleri ya da tohumlarının bulunuyor olması.

Burada yüksek sesle konuşmak yasak ama çimenlere basmak kesinlikle serbest. Yüksek ses yasağının sebebi de burada yaşayan kurbağa, kertenkele gibi hayvanların ve kuşların sesten ürküyor olması.

Arboretum’dan dönerken, üretim ve satış yapılan fidanlıktan buradaki doğanın bir parçasını alıp, evinize götürebilirsiniz. Böylece aynı zamanda Canlı Bitki Müzesi’ne de katkıda bulunmuş oluyorsunuz.

Biz, şimdi Arboretum’dan çıkıp, başka bir doğal zenginliğe, Termal’e doğru yola koyuluyoruz.

Şimdi Yalova denince ilk akla gelen yerlerden birini, Termal Kaplıcaları’nı gezeceğiz. Burası iki oteli, restoranı, termal havuzları ve tarihi yerleri ile 1600 dönümlük bir alan üzerine kurulu.

Yalova Termal Kaplıcaları Sağlık Bakanlığı’nın işletmesinde kaynak sularının faydalarından yararlanmak isteyenleri ağırlıyor. Tesisin içindeki otellerde kalıp, birkaç haftalık kürlere katılanlar da var, günübirlik havuzlara gelenler de.

Ayak suyu, göz suyu ve mide suyu gibi, farklı bölümlerde kaynak sularından faydalanmak mümkün.

Yalova’daki termal sular yerin altından 66 derece olarak çıkıyor. Daha sonra fıskiye yöntemi ile 33-34 dereceye kadar soğutuluyor. Bu sulardan hem içerek hem de banyo kürü yaparak yararlanmak mümkün.

Kaplıcalara gelenlerin bir kısmı hastalıklarına şifa bulmak amacında. Suların solunum yolları hastalıklarından mide rahatsızlıklarına birçok sağlık sorununa iyi geldiği söyleniyor.

Bazıları ise sadece sıcak sularda rahatlamak için buraya geliyor.

Civardaki piknik alanlarından gelen mangal kokusu ve kalabalık zaman zaman rahatsız edici olsa da, Dilek Köprüsü’nden geçip, buhar bölümünden bir iki nefes alarak kaplıca turuna devam ediyoruz.

Yalova Kaplıcaları’nda sağlık bulmanın yanı sıra tarihle içiçe bir tatil de geçirebilirsiniz, çünkü geçmişte burası şifalı suları sayesinde hep sağlık merkezi olarak kullanılmış.

Kaplıcalar, Osmanlı’da ve Cumhuriyet döneminde hep önemli bir sağlık kaynağı olmuş. Burası aynı zamanda Atatürk’ün çok zaman geçirdiği yerlerden biri. “Atatürk Köşkü” tesisin içinde.

Ulu Önder için bu köşk 1929 yılında 38 günde tamamlanmış. Yerli ve yabancı turistler buraya gelince köşke de mutlaka uğruyor. Zaten Yalova’nın her köşesinde Atatürk’ün izleri var.

Ayrıca tarihi hamam, kaplıcaların dış kısımlarındaki kabartmalar, bizans kalıntıları, tarihin buradaki izlerinden birkaçı.

Yavaş yavaş Yalova’da da akşam oluyor ve biz de turumuzu tamamlıyoruz ve bir kez daha şehre dönüş zamanı geliyor.

ULAŞIM

İSTANBUL-YALOVA 45 DK
* FERİBOTLA YALOVA’YA GİDİLİYOR
* YALOVA’DAN TERMAL YÖNÜNE DEVAM EDİLİYOR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.